Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kasım, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Yağmur (şiirlerim-14)

Kal yanımda bu gece Neden biliyor musun? Ayrılığın boynu bükük, Kavuşmak, tebessümle izliyor bizi Hasretin alnında bir damla ter, Gözlerinde ıslaklık var, duruyor Nefes nefese kalmış özlem Şimdi şarkılar söylüyor. Hepsi gerçek, bak canım!  Uyuşmuş vücudumuz aşk koynundan, Semadan ışıklar aydınlatıyor yüzümüzü, Ama mevsim, ödün vermiyor kendinden En hırçın halleriyle vuruyor ayazını. Bize engel yok, bize gam yok! Ateş almış ruhumuz bu visaleyle. Ellerimiz birbirine kavuşuyor, Daha da güçlendik, yürüyoruz. Birlik oluyorlar en sert halleriyle, Şimdi de yağmur başladı. Ve bir ilk oluyor, görenler şaşkın Kavuşmak, özlem, hasret  Ayrılık bile doğruldu yerinden  Yağmur yağıyor sel kıyamet  Yağmur yağıyor, biz yanıyoruz.

Kelebek Kozası (şiirlerim-13)

  Yanlışa da aşık oluyor insan; Hata yapmaktan korkuyor, Yine de zevk alıyor bundan. Kendini bilene, sevgili bu hayat Bana sorsanız ne acı durum Fikrine, bedenine, diline Özenle çekili bu dikenli teller. Ama onlara göre belki biz, Bizler acınası haldeyizdir. Cam kırıkları ile dolu bir yolda Yalın ayak ilerliyoruz, korkusuz ona Ayağımızın altındakiler yetmiyor gibi Kayalar kapatıyor önümüzü. Hatalar, yanlışlar, kötülükler Her birinin içinden geçiyoruz da Gidiyoruz, bu yolda feda ettiğimiz Can kırıklarıyla. Bunun adı özgürlük mü? Yoksa şanssızlık mı? Bilinmez. Ben anlamlı bir hikayeye benzetiyorum, “Kelebek kozası” Birileri bize yardım etti Kozamızdan erken çıkmaya, En savunmasız zamanımızda yakalandık. Papatyalar serili yollar da koşacakken, Öldük biz. Sanki yolun sonu aynı değilmiş gibi Tez büyüdük.