Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Günlükler-1

En son yayınlar

Ben Gitmeyi Bilirim (şiirlerim-15)

  Sensiz kaldım, Gözlüğümü kaybetmiş gibi, rahatsız edici Hayallerimde yaşıyorsun, çaresiz Her sabah tek tek hatırlatıyorum kendime; Birlikte geçirdiğimiz zamanları Yürüdüğümüz sokakları, gittiğimiz yolları Ellerini tuttuğum, boynuna sarıldığım anları. Özür dilerim sevgilim; Gün geçtikçe biraz daha unutuyorum kokunu Olmuyor böyle ayrı gayrı Şimdi uyuduğumuz saatler bile farklı. Olsaydın şuan yanımda, diz dize Ben yine dokunmadan duramazdım sana Ezberlemeye çalışırdım her kelimeni Bakışlarınla, hareketlerinle, nefes alışınla bile Bilirdim ne dediğini, ne hissettiğini. Saatlerce kavga eder, bir süre sonra nedenini bile unutur İlk göz göze gelişimizde gülmeye başlardık Sen bana sorular sordukça Ben yine unuturdum tüm söyleyeceklerimi Karşına çıkmadan kaç defa tekrarlamış olsam da. Sen gelene kadar ki o heyecanım var ya Nasıl anlatsam, hani olurdu ya çocukken  Babamın işten gelmesini dört gözle beklerdim Gelirken birkaç çikolata ve meyve suyu almıştır diye Bu arada şeftaliliydi en...

Yağmur (şiirlerim-14)

Kal yanımda bu gece Neden biliyor musun? Ayrılığın boynu bükük, Kavuşmak, tebessümle izliyor bizi Hasretin alnında bir damla ter, Gözlerinde ıslaklık var, duruyor Nefes nefese kalmış özlem Şimdi şarkılar söylüyor. Hepsi gerçek, bak canım!  Uyuşmuş vücudumuz aşk koynundan, Semadan ışıklar aydınlatıyor yüzümüzü, Ama mevsim, ödün vermiyor kendinden En hırçın halleriyle vuruyor ayazını. Bize engel yok, bize gam yok! Ateş almış ruhumuz bu visaleyle. Ellerimiz birbirine kavuşuyor, Daha da güçlendik, yürüyoruz. Birlik oluyorlar en sert halleriyle, Şimdi de yağmur başladı. Ve bir ilk oluyor, görenler şaşkın Kavuşmak, özlem, hasret  Ayrılık bile doğruldu yerinden  Yağmur yağıyor sel kıyamet  Yağmur yağıyor, biz yanıyoruz.

Kelebek Kozası (şiirlerim-13)

  Yanlışa da aşık oluyor insan; Hata yapmaktan korkuyor, Yine de zevk alıyor bundan. Kendini bilene, sevgili bu hayat Bana sorsanız ne acı durum Fikrine, bedenine, diline Özenle çekili bu dikenli teller. Ama onlara göre belki biz, Bizler acınası haldeyizdir. Cam kırıkları ile dolu bir yolda Yalın ayak ilerliyoruz, korkusuz ona Ayağımızın altındakiler yetmiyor gibi Kayalar kapatıyor önümüzü. Hatalar, yanlışlar, kötülükler Her birinin içinden geçiyoruz da Gidiyoruz, bu yolda feda ettiğimiz Can kırıklarıyla. Bunun adı özgürlük mü? Yoksa şanssızlık mı? Bilinmez. Ben anlamlı bir hikayeye benzetiyorum, “Kelebek kozası” Birileri bize yardım etti Kozamızdan erken çıkmaya, En savunmasız zamanımızda yakalandık. Papatyalar serili yollar da koşacakken, Öldük biz. Sanki yolun sonu aynı değilmiş gibi Tez büyüdük.

Dokunulmazlığım Var Benim (şiirlerim-12)

  Soğuk duruşumun arkasında Öyle değilim aslında Kalmaz geriye gülüşlerim Buzdan kalkanım var benim.   Çekersen keskin kılıcını Duvar olur bir anda Ateş alır yerimi Yakan sözcüklerim var benim.   Uzaktaysan say orada Yeltenirsen dikenli yollara Kanatır bastığın yerler ardına Ulaşılmazlığım var benim.   Lal olsun dilin hakkımda İğneler işlemez ruhuma Kağıt kesiği gibi kalbim Dokunulmazlığım var benim.

Sana (şiirlerim-11)

  SANA Şiir yazmak istiyorum, mısra mısra Ne yazacağımı bilmeden, öyle içimden Her dizesi seni anlatsın, istemeden Kelimelerle dökeyim hislerimi Lal olmuş dilimin söyleyemediklerini. Seni hatırlatan şarkılar kadar güzel olsun Çalınca, birden irkildiğim gibi heyecan verici. Kusura bakma sevgilim, dökülüyor kalemimden Tutamıyorum kendimi, yanında olduğum gibi. Durup dururken geliyorsun aklıma İtiraf edeyim hiç çıkmıyorsun aslında Rüyalarıma bile geliyorsun arada Diyorum ki, bu kadarı da fazla Nasıl had buluyorsun kendinde Ne cürettir böyle, cesaretine boynum ince Kalbime girerken de sormadın sen zaten Şaşırmıyorum artık, sitem ediyorum bazen Senden sonra her şeyi sana benzetme, Her şeyde seni hatırlama, Ha bir de bunları düşündükten sonra Olmaya dursun, şöyle bir durgunluk peyda oldu. Nasıl olmasın yahu, sana diyorum da Asıl bende ki bu cesaret nereden? İnsan sever mi kendinden zor olanı Ben daha beni anlayamıyorken Sana kalkıştım, ...

Meryem (şiirlerim-10)

  Meryem Bir kadın tanıdım, alacalı elbisesiyle Konuşması sade, güzel Türkçesiyle Urfa'dan Denizli'ye anasız babasız, Yavrusunu bekliyor yurtsuz bucaksız.   Yaşı büyümüşte, ufacık bedeniyle Kalbi çocuk kalmış, olmayan kaderiyle Varmış birine zorla, çaresiz İstemeden olmuş, sorgusuz sualsiz.   İlim ilim diye düşürmüyor dilinden, Okuyamıyor diye almışlar mektebinden, Bilselerdi cinsiyete değil, insana Boyun eğmiş bir insafsızın lafına.   Şimdi ne bir geleni var, ne bir bakanı Yalnız başına, küçücük ana kucağı Yine de bilmediği yok cin gibi aklı, Bir görseniz, var her şeye hakkı.