Ana içeriğe atla

Kelebek Kozası (şiirlerim-13)

 

Yanlışa da aşık oluyor insan;

Hata yapmaktan korkuyor,

Yine de zevk alıyor bundan.

Kendini bilene, sevgili bu hayat

Bana sorsanız ne acı durum

Fikrine, bedenine, diline

Özenle çekili bu dikenli teller.

Ama onlara göre belki biz,

Bizler acınası haldeyizdir.

Cam kırıkları ile dolu bir yolda

Yalın ayak ilerliyoruz, korkusuz ona

Ayağımızın altındakiler yetmiyor gibi

Kayalar kapatıyor önümüzü.

Hatalar, yanlışlar, kötülükler

Her birinin içinden geçiyoruz da

Gidiyoruz, bu yolda feda ettiğimiz

Can kırıklarıyla.

Bunun adı özgürlük mü?

Yoksa şanssızlık mı? Bilinmez.

Ben anlamlı bir hikayeye benzetiyorum,

“Kelebek kozası”

Birileri bize yardım etti

Kozamızdan erken çıkmaya,

En savunmasız zamanımızda yakalandık.

Papatyalar serili yollar da koşacakken,

Öldük biz.

Sanki yolun sonu aynı değilmiş gibi

Tez büyüdük.





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Günlükler-1

 Bugün bir kez daha sevilmediğimi öğrendim bu sefer o kadar acıtmadı canımı gerçi zaten biliyordum sadece tastiklemiş oldum , bir de alıştım tabi ilk defa yaşamıyorum bunu, küçük bir ağlama krizi bir iki damlalık sadece hemen yaktım bir sigara dindirsin diye geçti zaten, ne faydası vardı ki ya da karşındakinin ne kadar umrundaydı söylediklerin, insan sadece kazanamasa bile iz bırakmak istiyor da sevmeyen kalbe işlemiyor işte ama ben bıraktım hepsinde, iyi veya kötü bir iz bıraktım biliyorum ha bu şimdi zafer mi o da tartışılır bırakın da biraz ego mu okşayayım işte) yatıp uyudum, son zamanlarda en iyi yaptığım iş, yıkık dökük bir binanın sovyetlerden kalma, bütün yayları dışına çıkmış bir yatakta bile iyi yapıyorum bunu) uyanınca gördüm annem aramış, şu sıra fazla duygusal 1 yıldır görmüyor beni Rusların savaşı, alkolikliği derken evham yapıyor kadın haklı olarak, biraz konuştuk klasik bayram mesaisi ama bu sefer biraz daha mutlu ben olmasam da, babamla araları biraz daha iyi en a...

Ben Gitmeyi Bilirim (şiirlerim-15)

  Sensiz kaldım, Gözlüğümü kaybetmiş gibi, rahatsız edici Hayallerimde yaşıyorsun, çaresiz Her sabah tek tek hatırlatıyorum kendime; Birlikte geçirdiğimiz zamanları Yürüdüğümüz sokakları, gittiğimiz yolları Ellerini tuttuğum, boynuna sarıldığım anları. Özür dilerim sevgilim; Gün geçtikçe biraz daha unutuyorum kokunu Olmuyor böyle ayrı gayrı Şimdi uyuduğumuz saatler bile farklı. Olsaydın şuan yanımda, diz dize Ben yine dokunmadan duramazdım sana Ezberlemeye çalışırdım her kelimeni Bakışlarınla, hareketlerinle, nefes alışınla bile Bilirdim ne dediğini, ne hissettiğini. Saatlerce kavga eder, bir süre sonra nedenini bile unutur İlk göz göze gelişimizde gülmeye başlardık Sen bana sorular sordukça Ben yine unuturdum tüm söyleyeceklerimi Karşına çıkmadan kaç defa tekrarlamış olsam da. Sen gelene kadar ki o heyecanım var ya Nasıl anlatsam, hani olurdu ya çocukken  Babamın işten gelmesini dört gözle beklerdim Gelirken birkaç çikolata ve meyve suyu almıştır diye Bu arada şeftaliliydi en...

Meryem (şiirlerim-10)

  Meryem Bir kadın tanıdım, alacalı elbisesiyle Konuşması sade, güzel Türkçesiyle Urfa'dan Denizli'ye anasız babasız, Yavrusunu bekliyor yurtsuz bucaksız.   Yaşı büyümüşte, ufacık bedeniyle Kalbi çocuk kalmış, olmayan kaderiyle Varmış birine zorla, çaresiz İstemeden olmuş, sorgusuz sualsiz.   İlim ilim diye düşürmüyor dilinden, Okuyamıyor diye almışlar mektebinden, Bilselerdi cinsiyete değil, insana Boyun eğmiş bir insafsızın lafına.   Şimdi ne bir geleni var, ne bir bakanı Yalnız başına, küçücük ana kucağı Yine de bilmediği yok cin gibi aklı, Bir görseniz, var her şeye hakkı.