Ana içeriğe atla

Günlükler-1



 Bugün bir kez daha sevilmediğimi öğrendim bu sefer o kadar acıtmadı canımı gerçi zaten biliyordum sadece tastiklemiş oldum , bir de alıştım tabi ilk defa yaşamıyorum bunu, küçük bir ağlama krizi bir iki damlalık sadece hemen yaktım bir sigara dindirsin diye geçti zaten, ne faydası vardı ki ya da karşındakinin ne kadar umrundaydı söylediklerin, insan sadece kazanamasa bile iz bırakmak istiyor da sevmeyen kalbe işlemiyor işte ama ben bıraktım hepsinde, iyi veya kötü bir iz bıraktım biliyorum ha bu şimdi zafer mi o da tartışılır bırakın da biraz ego mu okşayayım işte) yatıp uyudum, son zamanlarda en iyi yaptığım iş, yıkık dökük bir binanın sovyetlerden kalma, bütün yayları dışına çıkmış bir yatakta bile iyi yapıyorum bunu) uyanınca gördüm annem aramış, şu sıra fazla duygusal 1 yıldır görmüyor beni Rusların savaşı, alkolikliği derken evham yapıyor kadın haklı olarak, biraz konuştuk klasik bayram mesaisi ama bu sefer biraz daha mutlu ben olmasam da, babamla araları biraz daha iyi en azından artık onlarla vakit geçirmeyi seviyor diyebiliriz tabi kadına gün yüzü göstermediği için bu bile bize mükemmel aile modelini çizdiriyor kafamızda) duş aldım, yeni kız gelecekmiş Türkiye'den sabahtan beri üç kez rahatsız ettiler beni, hele bir müdüremiz var nemrut yüzlü, kış boyu kapının önünde sigara içiyorum diye kıl bana hiç de uyarmaktan vazgeçmedi tabi bende orada içmekten şimdi odanın içinde içtiğimi bilse muhtemelen kalp krizi geçirir Sovyet kurallarını yıktığım için) güzel bir makyaj yaptım kendimi yetenekli bulduğum nadir konulardan hatta tek konu galiba son zamanlarda eyeliner da çekmeye başladım eksiğim kalmadı yamuk oluyor ama kör olan gözlerimle normal işte) yurdun yakınında ki alışveriş merkezine gittim kahve almak için, iki tane Rus kızı 16-17 yaşlarında muhtemelen lezbiyenler, burada da Rus erkeklerinin gamsızlığını, alkolikliğini, genişliğini ve tabi kızlarında güzelliğini düşünürsek lezbiyen olmak en mantıklısı gibi) yurdun bahçesine geçtim hava biraz soğuk şu günlerde yaz geldiği gibi geri gitti sanki ilk geldiğim zamanları hatırlatıyor bana tabi o zamanlar daha heyecanlıydı her şey) uzun zamandır okumamıştım aklıma geldi Ali Lidar, eskiden hoşlandığım biri tanıştırmıştı beni bu abimizle onun değimiyle post-modern bir şairdi kendisi, bana sorarsanız öyle düşünmüyorum yoksa niye karpuz kabuğuna yazılar yazsın) tam anlamıyla benim gibiydi bağlı olduğu hiç bir şey yoktu sigara hariç onu gerçekten seviyor, her şey gelip geçici hepsi bir araç bu hayat için tabi en büyük hataydı aynı zamanda, açıp okumaya başladım özlemişim gerçekten bende yazmıyorum uzun zamandır ilham oldu biraz bana ya da ben bugün yazmak istiyorum bilmiyorum, artık hiç kimseye hiç bir şey anlatmaz oldum saçma sapan ve komik kilise anılarım hariç) ve şimdi odaya çıkacağım 12'ye geliyor saat güvenlik amca rahat bir tip yanında ki sevişen çiftleri görmeyip 70'lerin ünlü bir Rus filmini izlemeye devam edecek kadar ama gider ayak sıkıntıya sokmayalım kendimizi, bıktım bunların çiğnenmez kurallarından tabi çiğnerken yer mi Anadolu çocuğu demeyi ihmal etmiyorum içimden)



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ben Gitmeyi Bilirim (şiirlerim-15)

  Sensiz kaldım, Gözlüğümü kaybetmiş gibi, rahatsız edici Hayallerimde yaşıyorsun, çaresiz Her sabah tek tek hatırlatıyorum kendime; Birlikte geçirdiğimiz zamanları Yürüdüğümüz sokakları, gittiğimiz yolları Ellerini tuttuğum, boynuna sarıldığım anları. Özür dilerim sevgilim; Gün geçtikçe biraz daha unutuyorum kokunu Olmuyor böyle ayrı gayrı Şimdi uyuduğumuz saatler bile farklı. Olsaydın şuan yanımda, diz dize Ben yine dokunmadan duramazdım sana Ezberlemeye çalışırdım her kelimeni Bakışlarınla, hareketlerinle, nefes alışınla bile Bilirdim ne dediğini, ne hissettiğini. Saatlerce kavga eder, bir süre sonra nedenini bile unutur İlk göz göze gelişimizde gülmeye başlardık Sen bana sorular sordukça Ben yine unuturdum tüm söyleyeceklerimi Karşına çıkmadan kaç defa tekrarlamış olsam da. Sen gelene kadar ki o heyecanım var ya Nasıl anlatsam, hani olurdu ya çocukken  Babamın işten gelmesini dört gözle beklerdim Gelirken birkaç çikolata ve meyve suyu almıştır diye Bu arada şeftaliliydi en...

Meryem (şiirlerim-10)

  Meryem Bir kadın tanıdım, alacalı elbisesiyle Konuşması sade, güzel Türkçesiyle Urfa'dan Denizli'ye anasız babasız, Yavrusunu bekliyor yurtsuz bucaksız.   Yaşı büyümüşte, ufacık bedeniyle Kalbi çocuk kalmış, olmayan kaderiyle Varmış birine zorla, çaresiz İstemeden olmuş, sorgusuz sualsiz.   İlim ilim diye düşürmüyor dilinden, Okuyamıyor diye almışlar mektebinden, Bilselerdi cinsiyete değil, insana Boyun eğmiş bir insafsızın lafına.   Şimdi ne bir geleni var, ne bir bakanı Yalnız başına, küçücük ana kucağı Yine de bilmediği yok cin gibi aklı, Bir görseniz, var her şeye hakkı.